Mal Paylaşımı Davası

    05.08.2021
    6.291
    Mal Paylaşımı Davası

    Mal paylaşımı davası neden 2002 senesi baz alınarak açılır? Mal paylaşımı için yatırılması gereken dava harcı tutarı nedir? Miras mal paylaşımında çocukların ve eşin yüzdeleri nelerdir? Bu konuda mal rejimine dair gerekli olan tüm hususları sizin için bir araya getirdik. İşte evliliğin sonlanması durumunda mal dağılımına dair detaylar!

    Mal Paylaşımı Davası Ne Kadar Sürer?

    Mal paylaşımı davası tarafların tutumları, istekleri, verilecek karara itirazları da dahil olmak üzere değişim gösteren bir sürede tamamlanabilmektedir. Bu davaların sonuçlanacağı net bir tarih aralığı sunmak doğru olmayacaktır. Mal paylaşımı davası kapsamında verilen kararlar genellikle taraflardan birinin itirazı ile sonuçlanır. Özellikle çekişmeli olan boşanmalarda mahkemelerin özellikle uzamasının nedeni mal paylaşımı hususudur.

    Mal paylaşımı konusunda 3 farklı yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemler ve hangi usuller üzerinden sürecin devam edeceğine ilişkin şu detaylar dikkate alınmalıdır;

    • Pal paylaşımı kapsamında evlenmeden önce gerekli olan adımların atılması için noter huzurunda işlem gerçekleştirilmesi gerekir. Mal rejimi sözleşmesi noter huzurunda hazırlanmalı ve her iki tarafın da onaylaması gerekir. Bu şekilde boşanma gibi durumlarda mallara dair herhangi bir sorun da meydana gelmeyecektir.
    • Evlilik henüz sonlandırılmadan da evlilik süreci içerisinde bir mal paylaşımı yapılması mümkündür. Bu da aynı şekilde mal rejimi sözleşmesi ile noter huzurunda atılması gereken bir adımdır. Bu sözleşmelerin geçerli olması için her iki tarafın da sözleşmeye kendi isteği ile taraf olması koşulu getirilmiştir.
    • Evlenme süreci içerisinde evlenme memurluğuna verilen yazılı bildirim ile de mal paylaşımına ilişkin hangi prosedürün geçerli olacağına ilişkin karar alınması mümkün olacaktır.

    Bu detayların yerine getirilmesine dair herhangi bir sorun meydana gelmemesi adına kesinlikle alanın uzmanı olan ve daha öncesinde de olumlu dava sonuçlarına imza atmış olan avukatlardan destek almak daha verimli olacaktır.

    Mal Paylaşımı Davası Harcı

    Mal paylaşımı davası kapsamında harç ödemelerinin sonrasında ilerleyen aşamalarda bu sürece dair bir sorun yaşanmaması için makbuzun saklanması gerekmektedir. Mal paylaşım davalarında kişilerin avukatlara ödeyecekleri ücret davanın niteliğine avukatın üstlendikleri sorumluluklara göre değişim arz etmektedir. Her koşulda hem davanın gidişatı hakkında bilgi verilmesi hem de usullere uygun başvuruların yapılması konusunda alanının uzmanı olan bir avukatlık bürosu ile iş birliği yapılması daha verimli olacaktır.

    Çekişmeli Boşanmada Mal Paylaşımı

    Mal paylaşımı davası kapsamında kişilerin dikkate alması gereken temel detaylar;

    • Çekişmeli boşanmalar kapsamında malların paylaşımına ilişkin bir sorun yaşanması durumunda malın kendi hakkı olduğunu iddia eden tarafın bu iddiasını somut deliler ile kanıtlaması gerekmektedir.
    • Boşanma sürecinde tarafların birbirinin hakkını vermemek için mal kaçırma gibi adımlar atabileceği de belirtilmektedir. Tabi ki bunun için şerh koyma hakkınız da saklı tutulmaktadır. Henüz boşanma aşamasında her ihtimale karşı sizin onayınız olmadan mal satılmasını ve dolayısıyla mal kaçırılmasını engellemek için şerh koydurabilirsiniz.
    • Kişilerin mal rejimini tasfiye etmek adına başvuruda bulunması için boşanma davasının kesin sonuca varmış olması gerekir. Boşanma davası ile beraber tek bir dava halinde mal rejiminin tasfiyesi için başvuruda bulunma hakkınız olmayacaktır.
    • Eğer bir mal rejiminin eşlerden birinin ölmesi ile son bulması söz konusu ise bu tür davalarda ölümün gerçekleştiği yerdeki mahkeme yetkili mahkeme olacaktır. Yetkili mahkemenin belirlenmesi ya da dava açma sürecinin tamamlanması için bu tür mal paylaşım davalarında daha öncesinde de olumlu sonuçlar alan kişileri tercih etmek daha verimli olacaktır.

    Bu hususlara ilişkin itirazda bulunan kişilerin avukatları aracılığı ile mahkeme heyetine itirazlarını sunması mümkün kılınmıştır.

    Tasfiye süreci oldukça geniş bir sürece yayılmaktadır. Bu noktada tasfiyenin sağlanması için hangi malın hangi eşe ait olduğunun somut belgeler ile kanıtlanması gerekir. Ayrıca hangisinin evlilik öncesinde alındığının da listelenmesi gerekir. Eğer her iki eşin de hakkının olduğu paylı bir sahiplik durumunun söz konusu olması durumunda bu paylı sahipliğin oranları belirlenir ve tasfiye bu şekilde yapılır. Tasfiye aşamasının bilirkişiye de danışılacağı aşama ise değer artış oranının belirlenmesidir. Sahip olunan mallarda tasfiye yapılırken artış değeri de göz önünde bulundurulur.

    2002 Den Önce Evlenenlerde Mal Paylaşımı

    Mal paylaşımı davası kapsamında evlilik eğer 2002 senesinden önce yapılmışsa boşanma sırasında tarafların birbirilerinin malları üzerinde hak iddia etmeleri mümkün olmayacaktır. Fakat 2002 sonrasında evlilik kurumu geçerliliğini sürdürürken alınan malların üzerinde her iki tarafın da eşit hakkı olacaktır. 2002 senesinin temel kıstas olarak kabul edilmesinin asıl nedeni şuanda hala yürürlükte olan ve değişimlerde bulunulan medeni kanunun 2002 tarihinde kabul edilmiş olmasıdır.

    Mal Paylaşımı Dava Dilekçesi

    Mal paylaşımı davası kapsamında dilekçede yer alması gereken bilgiler kapsamında hangi mallardan kimin hangi gerekçe ile feragat ettiği net şekilde bildirilmelidir. Bu alanda belirli koşullara bağlı kılan sözleşmeler de mevcuttur. Örneğin tarafların birbirini aldatması durumunda kişilerin boşanması gerçekleşirse herhangi bir mal almalarına izin verilmeyeceğine dair ek bilgilerin koyulması da mümkündür. Bu gibi koşullar çoğaltılabilir. Kendi evliliğinizin durumuna göre gerekli olan koşulları sunabilirsiniz. Sözleşmenin imzalanma sürecinde her iki tarafın da rızasının olması gerekir. Ayrıca sözleşme koşullarının getirdiği detayları anlayacak kapasitede olması istenir.

    Mal Paylaşımı Dava Dilekçesi Örneği

    İSTANBUL ANADOLU NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE

    (Tedbir Taleplidir)

    DAVACI                     :

    VEKİLİ                       :Av. Yasemin MERSİN & Av. Gamze MERSİN

    Ritim İstanbul Residence, Cevizli Mah. Zuhal Cad. Füsun Sok.No:46/E K:24 D:128 Maltepe/İST

    DAVALI                     :

    KONU            :Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesi- Katkı Katılma Alacağı  Davasıdır.

    DAVA DEĞERİ        :  5.000 TL. (Bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak gerçek değerle ilgili fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla)

    AÇIKLAMALAR      

    • 1.Müvekkille davalı tarihinde evlenmiş olup, taraflar geçimsizliğe dayalı olarak İstanbul Anadolu  Aile Mahkemesi E. Numarası ile boşanma davası açılmıştır.
    • 2.Taraflar arasındaki edinilmiş mallara katılma rejimi TMK’ nin 225/II. maddesi hükmünce boşanma davasının açılmış olduğu tarihte sona ereceğinden ilgili kanun hükümlerine göre malların tasfiye edilerek edinilmiş mallara katılma rejimine göre paylaştırılması için dava açma zarureti doğmuştur.
    • Müvekkilin babası 2 sene önce vefat etmiştir. Miras olarak müvekkile kalan … kalmıştır. Bu miras müvekkilin hesabına “miras hakkı” olarak gönderilmiştir. Dekontlar ektedir. Müvekkil bu parayla kendisine …’da ev almıştır. Müvekkilin aldığı bu evin tapu kaydı sunulmuştur.

    T.C. YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ E. 2016/4533 K. 2016/9059 T. 24.5.2016

    • KATILMA ALACAĞI DAVASI ( Taşınmazlar Miras Yolu İle İntikal Ettiğinden Davalının Kişisel Malı Olup Mahkemece Bu Taşınmazlara İlişkin Davacının Artık Değere Katılma Alacağı Bulunmadığından Bunlara Yönelik Alacak Talebinin Reddi Gerektiği )

    Dava, mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı istemine ilişkindir. 4721 Sayılı TMK’nın “kişisel malları” düzenleyen 220. maddesinin 2. bendine göre, bir eşin miras ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri kişisel mal kabul edilir. Kesinleşen ilamdan da anlaşıldığı üzere davaya konu taşınmazlar yönünden dava açan mirasçılar payı yönünden davalı adına olan tapu kaydının iptaline karar verilmiş olup, sonucu itibariyle taşınmazlar miras yolu ile intikal ettiğinden davalının edinilmiş malı olmayıp TMK’nın 220/2 maddesi hükmü gereği kişisel malıdır. Mahkemece, bu taşınmazlara ilişkin, davacının artık değere katılma alacağı bulunmadığından bunlara yönelik alacak talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

    Sunulan Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere miras, kişisel maldır. Medeni Kanun’a göre evlilik sırasında eşlerden birine kalan miras, kendisine miras kalan eşin kişisel malı olarak kabul edilmiştir. Yani boşanma halinde, diğer eş mal paylaşımı sırasında eşine miras kalan mal üzerinde hiçbir hak talep edemez. Bu nedenle … adresindeki ev müvekkilin kişisel malıdır.

    Tarafların evlilik birliğinde alınmış … plakalı araçları mevcuttur. Araç davalı üzerine kayıtlıdır ve evlilik birliği içerisinde alınmıştır. Bu nedenle bu araçlara hak kaybı doğmaması adına tedbir konulmasını talep ederiz.

    • Edinilmiş mallara katılma rejiminin sona erme tarihinde müvekkilimin tasfiyede dikkate alınacak herhangi bir malvarlığı bulunmamaktadır.
    • Davalının ise evlilik birliğinden sonra edindiği menkul-gayrimenkul malları mevcuttur.
    • Ayrıca davalıya ait plakası bilinmeyen ama Uyap sisteminden sorgulandığında bulunabilecek araçlar ve Tapu bilgileri bilinmeyen ancak Uyap sisteminden sorgulandığında bulunabilecek gayrimenkuller mevcuttur. Müvekkilimin bilgisi dahilinde olmayan araç yada gayrimenkulleri bulunması pek muhtemeldir.
    • Ayrıca davalının banka hesaplarına ait bankalara müzekkere yazılarak tedbir konulmasını talep ederiz.
    • Davalının nakit birikimlerinin olduğu tahmin ettiğimiz öncelikle Türkiye Finans Bankası, Yapı Kredi Bankası,  Garanti Bankası, TEB, Vakıfbank, Finansbank, Tekstilbank, Akbank, Anadolu Bank, Bank Asya, Denizbank, Halk Bankası, HSBC Bank, İş Bankası, ING Bank, Ziraat Bankası Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalının hesap hareketlerinin istenmesi ve bu hesaplar üzerine de ihtiyati tedbir konulması gerekmektedir.
    • Diğer bildireceğimiz bankaların genel müdürlüklerine de yazı yazılarak davalının herhangi bir hesabının olup olmadığının sorulması talep olunur.
    • Davalı eş mal rejiminin tasfiyesi konusunda anlaşmaya yanaşmamaktadır. Bu nedenle mal rejiminin edinilmiş mallara katılma rejimi hükümlerine (TMK 218-241) göre tasfiyesi için dava açma gereği doğmuştur.

    DELİLLER                : Tapu kayıtları,  tanık beyanı, bilirkişi incelemesi, yemin, keşif, isticvap ve her türlü yasal delil.

    HUKUKİ SEBEPLER         :TMK m.218-241 vd, HUMK’nin ilgili hükümleri.

    TALEP SONUCU    :  Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle,

    • Davalı adına kayıtlı … plakalı araca tedbir konulmasına,
    • Davalının, Uyap sorgusu sonucu tespit edilecek tapu ve araçların devrinin engellenmesi için tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına,
    • Türkiye Finans Bank, Yapı Kredi Bankası,  Garanti Bankası, TEB, Vakıfbank, Finansbank, Tekstilbank, Akbank, Anadolu Bank, Bank Asya, Denizbank, Halk Bankası, HSBC Bank, İş Bankası, ING Bank, Ziraat Bankası Genel Müdürlüğüne ve yargılama aşamasında bildireceğimiz sair bankalara, müzekkere yazılarak davalının hesap hareketlerinin istenmesi ve bu hesaplar üzerine de ihtiyati tedbir konulmasına,
    • TMK’nin 218-241 maddeleri hükümlerine göre mal rejiminin tasfiyesine,
    • Tasfiye sonucunda ortaya çıkacak (davanın gerçek değerinin belirlenmesinden sonra yapacağımız ıslahla belirleyeceğimiz fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) 5.000 TL katılma ve değer artış payı alacağımızın, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
    • Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla dilerim. Saygılarımızla.

    Davacı Vekili                                                                                                                                                              Av. Yasemin MERSİN

    Evlendikten Sonra Edinilen Malların Ölüm Halinde Paylaşımı

    Eşlerden birinin ölümü ile edinilmiş mallara katılma rejimi sona erer. Sağ kalan eş, vefat eden eşin evlilik süresi boyunca edinmiş olduğu malların yarısı üzerinde hak sahibidir.

    Boşandıktan Sonra Mal Paylaşımı Davası Açma Süresi

    Mal paylaşımı davası, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır. (Yargıtay HGK – 2013/520 K)

    Aldatma Sonucu Boşanma Mal Paylaşımı

    Aldatma nedeniyle boşanma kararı verilmesi halinde, mal paylaşımında eşlerin katılma alacağı zina olgusu dikkate alınarak yarı yarıya paylaşılmayabilir. Zina (aldatma) nedeniyle boşanma halinde mahkeme, kusurlu eşin katılma alacağının, yani artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya bu hakkın ortadan kaldırılmasına karar verebilir (MK m.236/2).

    Boşanmada Mal Paylaşımı Yarı Yarıya mı Olur?

    Mevcut Medeni Kanuna göre yasal mal rejimi ”Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi” dir. Taraflar evlendikten sonra satın alınan tüm mallar, boşanma sırasında yarı yarıya paylaşılacaktır. Fakat eşler malların yarı yarıya paylaşımı dışında bir oran belirlemek veya yasal mal rejimi dışında bir rejim belirlemek için evlilikten önce veya sonra sözleşme yapabilirler.

    Mal Paylaşımı Nasıl Olur?

    Mevcut Medeni Kanuna göre yasal mal rejimi “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi”dir. Evlilik tarihinden itibaren elde edilen mal varlığı tespit edilir. Daha sonra katılma alacağı tespit edilir. Katılma alacağının tespiti için öncelikle edinilmiş mallar ile kişisel mallar arasında hesap yapılır. Bu hesaba denkleştirme denir. Eşlerin pasifleri, yani borçları varsa hesaptan çıkarılır. Sonrasında eşlerin aktifleri (alacakları) bu hesaba eklenir. Tüm bu işlemlerin sona ermesiyle ortaya çıkan değere artık değer denir. Artık değer, her iki taraf için de ayrı ayrı hesaplanır.

    Boşanma Davası Açılmadan Önce Satılan Mallar Paylaşıma Dahil midir?

    Boşanma davası açılmadan önce satılan mallar paylaşıma dahildir. Boşanma davasının açıldığı tarih, eşler arasındaki mal rejiminin de tasfiye edileceği tarihtir. Yani boşanma davasının açıldığı tarihe kadar elde edilen tüm malvarlığı, elden çıkarılan tüm mallar boşanma davasında mal paylaşımına dahil edilir. Boşanma davası açıldıktan sonra tarafların edindiği mallar, mal paylaşımına dahil edilmez.

    Mal Paylaşımı Davası Ne Kadar Sürer?

    Yargıda hedef süreye göre malların paylaşılması davası 450 gün içerisinde sonuçlandırılmalıdır. Ancak davanın sonuçlarına bilmesi için öncelik boşanma davasının bitmesidir.

    Boşanma davası sürerken aynı anda mal paylaşma davasında açılabilmektedir. Boşanmanın gerçekleşmesinin ardından mal paylaşımı davası açılabilmesi için yasal süre 1 yıldır. Bir yıl içerisinde davanın açılması gerekir. 2019 yılında Adalet Bakanlığı yargıda hedef süre uygulamaya başladı.

    Buna göre boşanma davalarında hedef süre 300 gün olarak belirlenirken mal paylaşımı davalarında ise bu süre 450 gün olarak belirlenmiştir. Belirlenen bu süreler içerisine istinaf süresi dahil edilmemektedir. Anlaşmalı boşanma davalarının ardından mal paylaşımı yapılması her iki taraf açısından da önemli bir konudur.

    Açılan paylaşım davası evlilik süresi içerisinde edinilmiş olan tüm malların taraflar arasında eşit şekilde paylaşılmasını mümkün hale getirir. 1 Ocak 2002 tarihinden önce alınan mallar, evlilik birliği içerisinde hangi eşin üzerine kayıtlı ise ona kalır. Ancak bu tarihte yapılan düzenlemeden sonra 2002 yılından sonra edinilmiş olan tüm malvarlığı eşler arasında eşit oranda paylaştırılır.

    Evlilik öncesi edinilen mallar kanunen kişinin şahsi malı olarak değerlendirilir bu yüzden paylaşıma konu edilemez. Evlilik sürecinde alınan ve paylaşıma konu olan mallar;

    • Kişinin şahsi malı üzerindeki kira geliri.
    • Şirkette bulunan hisse payı.
    • Kredi ile alınan bir taşınmazın ya da aracın ödenmemiş bedelinin yarısı.
    • Şahsi mal üzerinde yapılan tüm bakım onarım gibi masraflardır.

    Birden fazla alanda açılan davaların her birinin kendi konusuna ait bir mahkeme türü vardır. Boşanma davasından dolayı açılan mal paylaşımı davası için aile mahkemesine başvurulur. Kanun tarafından belirlenen süre içerisinde dava açılmaması halinde sürecin tamamlanmasının ardından açılması söz konusu değildir.

    Boşanma Mal Paylaşımı Soruları

    Evlilik öncesi taraflar genellik de aralarında bir mal rejimi sözleşmesi yapmaz. Bundan dolayı boşanma süreçlerinde mal paylaşımı eşler arasında büyük problemlere neden olur. Taraflar evlilik birliği içerisinde edinilen kazanç ve malların paylaşımında birbirlerine olan hakları vermemek için çeşitli nedenler ortaya sürer. Bu makalemizde okuyucularımızın boşanma, mal paylaşımı ile mal paylaşımı davası soruları ve merak ettiklerini açıklıyoruz.

    En çok sorulan sorulardan ilgi edinilmiş malın ne demek olduğudur? Edinilmiş mal evlilik ile başlayan mal varlığı değeridir. Bir malın edinilmiş mal olarak sayılabilmesi için emek karşılığında elde edilmiş olması gerekir. Medeni kanunun 219 maddesine göre mal rejiminde davaya konu olan mal varlığının edinilmiş olması dikkate alınır.

    Diğer soru kişisel malın ne olduğu yönündedir;  evlilik birliği içerisinde tarafların edindiği tüm mal varlığı Türk Medeni Kanunu aksini belirtmediğiniz sürece edinilmiş mal olarak kabul edilir. Ancak Türk Medeni Kanunu 220 maddesi buna istisnalar getirerek sınırlı olarak ifade etmektedir.

    Kanun eşlerden birinin evlilik öncesi edindiği her türlü malı kişisel mal kabul eder. Aynı şekilde miras yolu ile eşlerden birine kalan mal varlığı da kişisel mal statüsünde değerlendirilir. Ayrıca herhangi bir çekiliş ya da şans oyunu ile kazanılan mal varlığı da kişisel mal kapsamı içerisindedir. Bununla birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan ödemelerde kişisel mal olarak kabul edilmektedir.

    Taraflar Mal paylaşımı davası için yetkili olan mahkeme hakkında da araştırma yapar; boşanmada gerçekleştirilen mal paylaşımında Türk Medeni Kanunu’nun 214 maddesine göre yetkili mahkeme aile mahkemesidir. Boşanma devam ettiği süreçte davanın görüldüğü mahkeme aynı zamanda mal rejimi tasfiyesini yapmakla da yetkilidir.

    Boşanma sürecinde eşler arasında mal paylaşımı davası içine dahil edilmeyen mallar Türk Medeni Kanunu tarafından hükme bağlanmıştır. Buna göre;

    • Kişisel kullanım için gerekli olan eşyalar.
    • Evlenmeden önce edinilmiş eşyalar ve mallar.
    • Emek harcanarak kazanılmış eşyalar ve her türlü mal.
    • Manevi tazminat alacakları.
    • Kişisel mal statüsündeki değerler.
    • Çalışma gücü kaybından dolayı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan toplu ödemeler boşanmada paylaşılmayan mallar arasında yer alır.

    Mal paylaşımı davası kapsamında bir çiftin yasal mal rejiminin ne zaman bittiği de sıklıkla merak edilir. Eşler arasındaki yasal mal rejiminin doğal olarak son bulması için taraflardan birinin vefat etmesi gerekmektedir. Eğer mevcut mal rejimi üzerinde değişim yapılmak isteniyorsa bu değişimin noter huzurunda her iki tarafın da onayı ile yapılması istenmektedir. Mal rejiminin boşanma ile sona ermesi de mümkündür. Örneğin boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren edinilen mallar üzerinden kişilerin hak iddia etmesine imkan verilmeyecektir.

    Boşanma davalarında çekişmeli konulardan birisi mal paylaşımıdır. Evlilik içerisinde edinilen malların paylaşımı konusunda eşler arasında problemler ortaya çıkar. Eşlerden birinin ölümünün ardından da mal paylaşımı davası genellikle ikinci evliliklerde mirasçılar arasında sorun nedenidir.

    Mal paylaşımı sadece evlilikler ve eşler arasında olan bir dava değildir. Aynı zamanda iş ortakları arasında da dava konu olmaktadır.

    Mal paylaşımı davası kapsamında en sık sorulan soruların başında neden 2002 senesinin temel alındığı gelmektedir. Hali hazırda geçerliliği olan medeni kanunun yürürlük tarihi olarak 2002 senesi karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle mal paylaşımı hususunda da 2002 den öncesi ve sonrası olmak üzere 2 farklı sistem geçerliliğini göstermektedir.

    Mal paylaşımına dair alınan kararlarda evlilik eğer 2002 senesinin öncesindeyse mal kimin üzerine ise boşanmanın sonrasında da onun üzerine olacaktır. 2002 senesinden sonra yapılan evliliklerde ise evlilik sürecinde alınan mallar ortaktır. Bu konuda herhangi bir kısıtlama söz konusu olmayacak ve taraflar birbirini özel bir sözleşme akdetmedilerse mal varlıklarından mahrum bırakamayacaklardır.

    En sık görülen dava türleri arasında ilk sırayı boşanma davası alır. Boşanma davasını takip eden ise mal paylaşımı davası türüdür. Çünkü eşler arasında mal paylaşımı sorunu yaygın olarak yaşanır.

    Konu ile ilgili taraflar akıllarında ki soru işaretlerini ortadan kaldırmak için süreç içerisinde devamlı araştırma yapar. 2019 yılından bu yana boşanma davalarında mal paylaşımı mal rejimi yasalarına göre uygulanmaktadır.

    Evlilik içerisinde eşler tarafından elde edilen tüm mallara yasal mal katılma rejimi denmektedir. Türk Medeni Kanunu 4721 sayılı maddesine göre mal rejimini 202 ile 218 maddeleri arasında düzenlemiştir. Kanuna göre eşler arasında;

    • Mal ortaklığı
    • Mal ayrılığı
    • Paylaşmalı mal ayrılığı açıkça belirlenmiş durumdadır.

    Çiftlerin boşanma ve mal paylaşımı davası soruları içerisinde ilk sırayı paylaşımı nasıl olacağı alır. Çünkü mal paylaşımı boşanma sürecindeki en büyük problemdir, aralarında herhangi bir anlaşmaya varamayan çiftler sorunu genellikle mahkemeye intikal ettirir.

    Mahkemeye taşınması ile birlikte sorunda mal rejimi önem kazanır çünkü mal paylaşımı buna göre farklılık gösterir. Boşanmada mal paylaşımı ve mal rejiminin ne olduğu da boşanma sürecindeki çiftler tarafından en çok araştırılan sorular arasında bulunur. Evlilik sürecinde edinilmiş mallara katılma rejimine mal rejimi adı verilir ve 2002 yılında yapılan düzenlemeye göre eski ve yeni olmak üzere farklılık gösterir.

    Düzenleme öncesi evlilik birliği içerisinde sahip olunan mallar üzerinde kadının hakkı yok denecek kadar azdı. Bu tarihten sonra yürürlüğe giren düzenleme ile birlikte mal rejimi kabul edildi. Boşanma aşamasındaki eşlerin öğrenmek istediği konulardan birisi de hangi malların kişisel hangi malların ismi edinilmiş mal olarak sayıldığıdır.

    Kişinin kullandığı cep telefonu, şahsi bilgisayarı ya da tıraş makinesi gibi eşyalar mal paylaşımı davası sürecinde kişisel mal sayılmaktadır. Aynı zamanda miras kalan gayrimenkul, taşınmaz, şans oyunlarından elde edilen ikramiyeler ile evlilik öncesi kişinin almış olduğu eşya ya da mallar kişisel mal statüsünde ele alınır.

    Edinilmiş mallar arasında ise evlilik sürecinde alınan ev ya da araba, kazanılmış para, emekli ikramiyesi ile alınan mallar ya da miras kalan evden elde edilen kira geliri yer almamaktadır.

    Eşlerden birine ait olan kişisel malın ispat edilememesi halinde mal ortak mülkiyet sayılır. Kişisel mala sahip olan eşin malın kendisinin kişisel malı olduğunu ispat etmesi durumuna kadar bu şekilde kabul edilir.

    Mal Paylaşımı Davası Harcı

    Mal paylaşımı davası nispi harca tabiidir dolayısıyla ödenecek harç ama de değerine göre farklılık gösterir. Mal rejimi tasfiye davalarında harç oranı dava dilekçesinde belirtilen miktarın binde 59,4’ü oranındadır. Örneğin 1 trilyonluk bir mal rejimi davasında ödenmesi gereken harç yaklaşık olarak 14857 Türk lirasıdır.

    Buna ayrıca başvurma harcı ve tebligat masrafı da eklenir. Davayı açan tarafın harcı ödeyecek ekonomik durumunun olmaması halinde dava dilekçesinde artı yardım talebi söz konusudur. Bu durum karşısında mal rejimi tasfiye davası açılırken sadece maktu harç alınır.

    Hakim bu konuda ekonomik durumu inceleyerek elde ettiği sonuca göre karar verir. Bunun dışında dava açarken fazlaya ait haklar saklı tutulmak şarkı yine kısmi dava açmak mümkündür. Aynı zamanda belirlenen miktar üzerinden harcı ıslah ile tamamlamak da söz konusudur.

    Ancak bu yolun denenmesi halinde dikkat edilmesi gereken zamanaşımı sorunudur. Harçlar kanununa göre yargı işlemlerinde alınan harçlar ödenmediği sürece hiçbir işlem yapılmaz. Hatta mal paylaşımı davası dilekçesi esas defterine kayıt dahi edilmez dolayısı ile kaydedilmemiş bir dava mahkemelerde görülüp sonuçlanmaz. Borçlar Kanununun ilgili maddeleri uyarınca dava açılırken harçların peşin ödenmesi zorunludur.

    Çekişmeli Boşanmada Mal Paylaşımı

    Çekişmeli boşanma davalarında mal paylaşımı konusu ciddi anlamda taraftarın yıpratan ve süreci zorlayan bir durumdur. Aralarında herhangi bir anlaşmaya varamayan ve dolayısıyla çekişmeli boşanma davasına başvuran çiftler mal paylaşımı konusunda da çekişmeye düşer.

    Çekişmeli boşanmada mal paylaşımı davası için dikkate alınan mal rejimidir ve boşanma süreçlerinde hassasiyet ile yürütülmesi gerekli olan bir konudur. Eşler evlilik öncesi aralarında herhangi bir evlilik sözleşmesi imzalamazsa süreç çok kısa sürede karara bağlanır.

    1 Ocak 2002 tarihinde yapılan düzenleme ile boşanmadan kaynaklanan mal paylaşımı yasa gereği boşanma gerçekleştikten sonra yapılır. Bu yüzden taraflar hem boşanma davası hem de mal paylaşımı davası olmak üzere iki farklı dava açmak zorundadır.

    2002 yılında yapılan düzenlemeden sonra evlilik sürecinde evde edilen mallar kanunen eşler arasında ortak sayılır. Çekişmeli boşanmada mal paylaşımı yapılan yeni düzenleme ile eski sisteme oranla çok daha kolay bir hale getirildi.

    Öncelikle çiftler anlaşmalı boşanma davası açabilmek için bir yıldan daha uzun süre evli kalmak zorunda. Mal paylaşımı davası sürecinde malların hesaplamasında;

    • Davaya konu olan malların tamamı yarı yarıya taraflara verilir.
    • Evlenmeden önce mal varlığına sahip olan taraf dikkate alınmaz.
    • Şahsi parası ile mal sahibi olduğunu iddia eden taraf değerlendirilir.

    Anlaşmalı boşanma davalarında süreç çok kısa süre içerisinde sonuçlanır. Ancak çekişmeli boşanma davalarında dava sürecinin uzaması söz konusudur. Yapılan düzenleme mal rejimi davalarının açılabilmesi için boşanmanın gerçekleşmesini bekler.

    Çekişmeli bir boşanma davasının sonuçlanması için çoğu zaman bir ya da iki yıl sürecin geçmesi beklenir. Yargı kararlarında hedef süre uygulamasına göre boşanma davalarında sonucunun 300 gün içerisinde tamamlanması hedeflenir.

    Çekişmeli boşanmada mal paylaşımı davası

    Çekişmeli boşanmada mal paylaşımı davası ile birlikte boşanma davası takriben 450 ila 500 gün arasında değişen bir süreci kapsar. Çekişmeli boşanma davası konusunda yetkili olan mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin olmadığı bölgelerde eşler Asliye mahkemelerine de boşanma davası açabilir.

    Çekişmeli boşanma davalarına karşı anlaşmalı boşanma davaları çok daha kısa süre içerisinde sonuçlandırılır. Çekişmeli davalar da çocukların haklarının korunması ve boşanma sürecinde mal kaçırma gibi problemlerin önlenmesi için bu konuda uzman olan avukatlardan destek almak önemlidir.

    Aralarında herhangi bir anlaşmaya varamayan ya da evlilik süreci bir yıldan daha kısa süre olan çiftlerin açtığı davaların tamamı çekişmeli boşanma davası olarak görülür. Mal paylaşımına itiraz genellikle çekişmeli boşanma davalarında yaygın görülen bir durumdur.

    Bu durum aynı zamanda mahkeme sürecini çok daha fazla uzamasına sebep olur. Herhangi bir kanıta ya da haklı nedene dayanmadan yapılan itirazlar mahkeme heyeti açısından hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmaz. Mahkeme tarafından değerlendirmeye alınan itiraz sonrası;

    • Mahkeme delillerin incelenmesi için mal paylaşımını durdurur.
    • Değerlendirme süresi devam ettiği süre içerisinde taraflar malların satışını yapamaz.

    Boşanmada mal paylaşımı için darp ya da aldatma gibi unsurlar önemlidir. Davanın kısa sürede sonuçlanması ve çok kolay bitirilmesi için darp ya da aldatmanın olmaması gerekir. Aksi halde mahkeme heyeti bu konuları dikkate alarak mağdur olan tarafın lehine paylaşım kararı almaktadır.

    Miras Mal Paylaşımı Davası

    Kişinin malları ölümü ile birlikte doğal olarak kendiliğinden mirasçılarına geçer. Mallar üzerinde mirasçıların tek başına işlem yapması söz konusu değildir hepsi birlikte hareket etmek zorundadır.

    Bu mirasın paylaşılması sürecine kadar devam eder, mirasın paylaşımı çoğu zaman problemlere neden olur. Miras paylaşımı Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddeleri tarafından düzenlenmiş durumdadır. Ancak mirasçılar düzenlenen bu kurallar ile bağlı değildir.

    Kendi aralarında yaptıkları anlaşmaya göre kalan miras istediği gibi paylaşılabilir, yargı bu duruma müdahale etmez. Ancak tek bir mirasçının dahi itiraz etmesi halinde kanunun ilgili hükümleri uygulamaya girer. Bundan dolayı miras paylaşımı konusu;

    • Miras paylaşımı sözleşmesi
    • Mal paylaşımı davası olmak üzere iki farklı şekilde ele alınmalıdır.

    Paylaşım konusunda mirasçılar arasında herhangi bir sorun olmaması halinde tereke, kendi aralarında istedikleri şekilde paylaşılır. Paylaşım işlemi gerçekleştirilmeden önce yazılı bir miras paylaşımı sözleşmesi de imza altına alınabilir.

    Bu durumda ilerleyen süreçte ortaya çıkabilecek herhangi bir sorunda tarafların paylaşımı kabul ettiği ispatlanır. Mirasçılar arasında bir anlaşmazlık yaşanıyorsa o zaman yasal hak arayışına girilir ve miras mal paylaşımı davası açılır.

    Hak talebinde bulunan davacı Türk Medeni Kanunu’nun hükümleri gereğince mirasın paylaştırılmasını talep eder. Tüm miras mallarını kapsar, tek bir malın paylaşımı için açılması söz konusu değildir. Davayı açan dışında kalan tüm mirasçılar itiraz etse de önlenemez ve sonuçlanır.

    Hukuk Mahkemesi’nin yetkisi dahilinde olan miras malların paylaşılması davasını tüm mirasçılara hak olarak tanınmaktadır. Mahkeme mal paylaşımı davası sürecinde öncelikle tereke mal varlığını tespit eder ve buna göre bir değer belirler. Ardında davayı açan mirasçının ne kadarlık bir oran hak sahibi olduğu hesaplanır.

    Miras paylaşım oranı dikkate alınarak hisse oluşturulur. Ve oluşturulan bu hisseler mirasçılara paylaştırılacak anlaşmazlıklar mahkeme sonucu ile çözülür. Dava sürecinde herhangi bir sürenin verilmesi söz konusu değildir ama bu tarz davalarda en az bir ya da iki yıl içerisinde sonuç beklenmektedir.

    Mal paylaşımı davası kapsamında miras hukukuna dair de temel detaylara hakim olunması gerekir. Mirasın paylaşılması durumu ve edinilen mallara ortaklık ölüm ile beraber son bulacaktır. Artık evlilik kurumu da geçerliliğini korumadığı için vefatın sonrasında alınan mallar sadece kişinin kendine aittir. Ayrıca çocukların mal üzerindeki haklarından feragat etmeleri durumunda tüm mal varlığı eşe kalacaktır.

    Kişilerin mirastan çekilmeleri için ölümün sonrasında 30 günlük bir süreleri vardır. Bu 30 günlük sürede gerekli olan reddi miras adımlarının tamamlanmaması durumunda kişiler hem kalan mirasa hem de borçlara varis olacaktır.

    Mal Paylaşımı Davası

    2002 Den Önce Evlenenlerde Mal Paylaşımı

    Evliliğin mahkeme kararı ile sona ermesinin ardından eşler evlilik süresi içerisinde edinilmiş malları eşit şekilde paylaşır. Çift arasında mal paylaşımı konusunda problem yaşanması halinde taraflar dava açar. Mal paylaşımı davası açılabilmesi için öncelik ve boşanmanın gerçekleşmesi gerekir.

    Her iki dava bir arada açılamaz açılması halinde mahkeme boşanmanın kesinleşmesini bekler. Türk Medeni Kanunu 1 Ocak 2002 tarihinde bir düzenlemeye gitmiş ve eşler arasındaki mal paylaşımını hukuki olarak yeniden belirlemiştir.

    • Birinci dönem
    • İkinci dönem olarak süreci ikiye ayırmak söz konusudur.

    2002 yılından önce evlenen çiftler arasındaki mal paylaşımı hangi işin üzerine kayıtlı ise ona ait olarak kabul edilirdi. Düzenlemeden önce Türk Medeni Kanunu eşler arasında yazılı olarak mal varlığı değişimini geçerli olarak kabul ediyordu.

    İkinci dönem;

    İkinci dönem olan ve halen uygulamadaki mal paylaşımı davalarında Türk Medeni Kanunu eşler arasında paylaşımı yarı yarıya olarak esasa dayadı. Buna göre edinilmiş mallara katılma rejimi yasal mal rejimi olarak kabul edildi. Eşler mal paylaşımı davası için birbirlerinden 3 farklı tarihte bulunma hakkına sahiptir.

    • Katılma alacağı
    • Katkı payı alacağı
    • Artış payı alacağı eşler tarafından talep edilebilir.

    Boşanma sürecin de mal paylaşımı çiftlerin evlilikleri içerisinde sahip oldukları malların paylaşması esasına dayanır. Bundan dolayı evlenmeden önce kişinin edindiği mal varlığı hiçbir şart altında paylaşıma dahil edilmez.

    Paylaşımda kural yarı yarıyadır ancak bunu değiştiren bazı uygulama esasları da mevcuttur. Kanun dava için 10 yıl zaman aşımı süresi belirlenmiş durumdadır. 10 yılın sonunda tarafların mal paylaşımı davası talebinde bulunması söz konusu değildir. Bu tür davalarda görevli mahkeme aile mahkemeleridir.

    Mal Paylaşımı Davası

    Mal Paylaşımı Dava Dilekçesi

    Kıta Avrupa’sı hukuk sistemi içerisinde yer alan Türk Hukuku yazılı yargılama sistemine sahiptir. Dolayısıyla yargılama sistemi içerisinde davaların açılabilmesi için verilen dilekçelerin doğru ve eksiksiz olarak hazırlanması önemlidir. Çünkü dilekçe hukuk sistemi içerisinde aslında tam anlamıyla bir temel taşıdır.

    Mahkeme süreçlerinde dilekçeler tarafların kimliğini temsil eder. Mal paylaşımı davası dilekçesi hazırlamak da bu konular dikkate alındığında önem arz etmektedir. Hazırlanan dilekçe de hitap kısmının hemen altına dosya numarası, davacı taraf, davalı taraf, vekili, dava konusu bedava hakkındaki tüm açıklamalar eksiksiz olarak yer almalıdır.

    Dilekçenin içeriğinde açıklamalar bölümüne yapılan itirazlar ya da eksiklikler yazılmalı ve esasa ilişkin beyanlara geçilmelidir. Düzenli ve kuralına göre hazırlanan bir dilekçe aynı zamanda yargının iş yükünü kolaylaştırır.

    Çünkü anlatılmak istenen hukuki sorun yalın ve anlaşılır bir şekilde ifade edilir. Hazırlanan mal paylaşımı davası dilekçesinde aynı zamanda mahkemeye sunulan delillere dair açıklamalarda yer almalıdır.

    Mal Paylaşımı Davası

    Mal Paylaşımı Davası Avukatlık Ücreti

    Mal paylaşımı davası, genellikle boşanma süreçlerinde ortaya çıkan ve taraflar arasında edinilmiş malların bölüştürülmesiyle ilgili çekişmeli bir süreç olabilir. Bu tür davalarda avukatlık ücreti, davanın karmaşıklığı, süresi, avukatın deneyimi ve yerel piyasa koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterir.

    Mal Paylaşımı Davasında Avukatlık Ücretlerinin Belirlenmesi

    1. Davanın Karmaşıklığı: Davanın içeriği, mal varlıklarının değeri ve çeşitliliği, davanın karmaşıklığını belirler. Mal varlıkları arasında taşınmazlar, değerli eşyalar, işletmeler veya yüksek değerli yatırımlar bulunuyorsa, dava daha karmaşık hale gelir ve avukatlık ücreti artabilir.
    2. Avukatın Deneyimi ve Uzmanlığı: Mal paylaşımı davaları, özellikle karmaşık ve yüksek değerli malların söz konusu olduğu durumlarda, tecrübeli bir avukat gerektirir. Avukatın bu alandaki deneyimi ve uzmanlığı, talep edeceği ücreti etkileyebilir.
    3. Pazar Koşulları: Avukatlık ücretleri, bulunduğunuz yerin ekonomik koşullarına ve yasal hizmetler pazarındaki rekabet durumuna göre de değişir. Büyük şehirlerde ve ekonomik olarak daha gelişmiş bölgelerde avukatlık ücretleri genellikle daha yüksektir.

    Ortalama Ücret Aralığı

    • Anlaşmalı Durumlar: Eğer taraflar mal paylaşımı konusunda anlaşmaya varabilirlerse, avukatlık ücreti daha düşük olabilir. Bu tür durumlarda avukatlık ücreti, genellikle 5.000 TL’den başlayarak 20.000 TL’ye kadar çıkabilir.
    • Çekişmeli Durumlar: Çekişmeli mal paylaşımı davalarında avukatlık ücreti, 10.000 TL’den başlayıp, 50.000 TL ve üzerine çıkabilir. Davanın süresi uzadıkça ve mal varlıklarının değeri arttıkça avukatlık ücreti de artış gösterebilir.

    Öneriler

    • Detaylı Fiyatlandırma ve Sözleşme: Avukatınızla yapacağınız görüşmelerde, hizmetlerin kapsamı ve ücretlendirme konusunda detaylı bilgi alın. Hizmet sözleşmesinde bu detayların açıkça belirtilmesi önemlidir.
    • Birden Fazla Teklif Almak: Mümkünse birden fazla avukattan teklif almak, piyasa koşullarını ve makul bir fiyat aralığını anlamanıza yardımcı olabilir.

    Mal paylaşımı davalarında avukatlık ücreti, özellikle yüksek değerli varlıkların bölüştürülmesi söz konusu olduğunda önemli bir maliyet unsuru olabilir. Bu nedenle, sürecin başında açık ve net anlaşmalar yapmak, sürecin hem maliyetini hem de süresini optimize etmenize yardımcı olacaktır.

    İlginizi Çekebilir;

    https://yaseminmersin.av.tr/kardesler-arasi-mal-paylasimi-davasi-ne-kadar-surer/

    https://yaseminmersin.av.tr/kardesler-arasi-miras-paylasimi/

    https://yaseminmersin.av.tr/kardesler-arasi-miras-paylasimi-anlasmazligi/

    Ziyaretçi Yorumları

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    Whatsapp
    Av. Yasemin Mersin
    Av. Yasemin Mersin
    Merhaba
    Size nasıl yardımcı olabiliriz?