Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

06.08.2021
2.804
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

Hem bakana hem de bakılana iki taraflı borç yükleyen sözleşmeye ölünceye kadar bakma sözleşmesi adı verilir. Bakım borçlusu ömrü boyunca bakım alacaklısına bakmayı ve gerekli özeni göstermeyi yapılan sözleşme ile yüklenir. Aynı zamanda sözleşme kapsamında kararlaştırılan tüm ihtiyaçlarını gidermekte bakanın sorumluluğundadır.

Bakım alacaklısı buna karşılık olarak bakım borçlusunun mal varlığının bir kısmını ya da tamamını devir alır ayrıca borcunu da yüklenir. Sözleşme ile ilgili tüm soruların cevaplarını yazımızda bulabilirsiniz.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Vekaleten Yapılır Mı?

Hem Türk Borçlar Kanunu hem de Türk medeni kanunu ilgili maddeleri gereği yapılan sözleşmenin vekaleten yapılması söz konusudur. Borçlar Kanunu kapsamında ele alınan ölünceye kadar bakma sözleşmesi, taraflardan birine diğerine hayatı boyunca bakma besleme ve koruma görevi verir. B

unun karşılığında ise bakım borçlusu olarak adlandırılan tarafa bakım alacaklısı olarak nitelendirilen tarafın mal varlığını temliki olarak edinme hakkı sunar. Türk Borçlar kanununun 611 ve 619. maddelerinde ayrıca Türk Medeni Kanunu 527. maddesinde temliğin, sözleşmeden doğan yetkiler kapsamasını vekil sıfatı ile yerine getirmeyi mümkün kılar.

Kanuna rağmen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından alınan kararda temsil hükümlerinin işlemeyeceği yani biri adına kanuni temsilcisi (vasisi) ya da sözleşme temsilcisinin (vekili) ölüme bağlı olarak tasarrufta bulunamayacağı ifade edilmektedir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Şartları

Sözleşme şartları miras sözleşmesinin şekil ve şartları ile aynıdır. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi miras sözleşmesi şeklinde yapılmadığı sürece geçerli değildir. Medeni Kanunu 545. maddesinde düzenlenen miras sözleşmesinde geçerli olan tüm şartlar ölünceye kadar bakma sözleşmesi içinde uygulanmaktadır.

Vesayet altında bulunan birinin ölene kadar bakılması için yapılan sözleşme Sulh Mahkemesi’nin aldığı kararın ardından Adliye Mahkemesinin izni ile gerçekleştirilir. Her iki taraf yapılan sözleşme kapsamında üçüncü birinin bakım alacaklısı olması kararına varabilir.

Böyle bir durum karşısında üçüncü kişi yararına sözleşmenin varlığı söz konusudur. Sözleşmede;

  • Bakım alacaklısı gerçek kişi olabilir.
  • Bakım borçlusu gerçek kişi olabildiği gibi aynı zamanda tüzel kişi de olabilir.
  • Eşlerden biri diğerine bakmak üzere sözleşme yapabilir.
  • Yapılan sözleşme ile bakım borçlusu bakma, besleme ve koruma hakları elde eder.
  • Sözleşme ile devredilen taşınması haklarını güvence altına almak üzere bakım alacaklısı yasal ipotek hakkına sahip olur.
  • Taşınmazın devrinden itibaren 3 ay içerisinde ipotek hakkının tescil edilmesi gerekmektedir.
  • Yasal süreç içerisinde tescilin gerçekleşmemesi halinde bakım borçlusu taşınmaz üzerinde mutlak bir tasarruf hakkına sahip hale gelir.
  • Yapılan sözleşme bakım alacaklısının bakmakla yükümlü olduğu insanlara karşı sorumluluğunu yerine getirme imkanı elinden alıyorsa, haktan mahrum kalanlar sözleşme iptali talep edebilir.
  • Mahkeme sözleşmeyi iptal etmek yerine nafaka yükümlüsü olan kişilere karşı nafaka ödenmesine karar verebilir.
  • Mirasçılar ise Mahfuz hisselerinden dolayı hak ettikleri oranda sözleşmenin iptali davası açabilir.
  • Aynı şekilde bakım alacaklısının borçlarına karşılık karşı taraf sözleşmenin iptali davası açma hakkına sahiptir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Örneği

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi, sulh hukuk hakimi, noter ya da sözleşme konusu taşınmaz olması durumunda tapu memuru tarafından düzenlenebilir. Sözleşme resmi vasiyetname şeklinde yazılır ve bir resmi memur ile iki tanığın huzurunda taraflarca imza altına alınır.

Sözleşmenin konusu her türlü taşınmaz yani menkul ya da gayrimenkul mal olabilir. Yapılan sözleşme tarihinde sözleşmeye konu olan taşınmazın bakım alacaklısının mülkiyetinde olması şartına bakılmaz. İlerleyen yıllarda elde etmesi düşünülen herhangi bir mal da sözleşmeye konu olabilir.

Şayet bahse konu mal her iki tarafa da ait değilse bu durumda malın sahibi olan kişinin imza ve onayının olması şartı aranır. Ölünceye kadar bakma sözleşmeleri anne ve baba arasında olduğu gibi aynı zamanda anne baba ve çocuk arasında da gerçekleştirilir.

Ama yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile elde edilen taşınmazların miktarı diğer miras hakkına sahip olanları zararı uğratmayacak şekilde makul miktarda olmalı. Aksi halde yapılan sözleşme muris muvazaası olarak değerlendirilir ve sonucunda iptal edilir.

Türk Borçlar Kanunu 616. maddesi tarafların edimlerini arasında herhangi bir şekilde oransızlık bulunur ya da oranın fazla olduğu taraf kendisine bağışta bulunma nedenini ispat edemezse 6 ay içerisinde diğer taraf bildirimde bulunmak şartı ile sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir.

Bu süre içerisinde ifa edilen edimler, anapara ve faizi ile birlikte değerlendirilerek gerçekleştirilen denkleştirme sonucunda alacaklı tarafa iade edilir. Mahkeme sözleşmeyi edebileceği gibi aynı zamanda aile topluluğunda taraflardan birinin yaşamasını engeller bakım alacaklısına ömrü boyunca bir gelir bağlar.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Mirasçıların Dava Hakkı

Taraflar arasında yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirastan mal kaçırma nedeni ile yapılabilir. Örneğin bakım borçlusu mirasından olan birine saklı hakkı oranında miras bırakmak istememesi durumunda bir mirasçı ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapabilir.

Mal sahibi mirasçıların saklı paylarından çok daha fazla oranı başkasına geçirebilir. Ancak yaşanan bu durumda menfaatleri zarara uğrayan mirasçılar sözleşmenin iptali konusunda talepte bulunabilir. Mahkeme yapılan sözleşmenin kötü niyetli olduğunun ispatını talep eder.

Hak kaybına uğrayan mirasçıların tespit için dikkat etmesi gereken konular şunlardır;

  • Miras bırakanın yaşı, hangi oranda bakıma muhtaç olduğu ve sağlık durumu.
  • Miras bırakanın ailesi ile şartları ve ilişkileri.
  • Yapılan sözleşme ile devredilen mal varlığının toplam mal varlığına göre oranı.

Tüm bu konulara dikkat edilerek tamamını kapsayacak şekilde ispat yeterli olmaz. Sözleşmede bakılacak kişinin hasta olmaması ya da daha çok kısa bir süre sonra ölümü halinde imza altına alınan sözleşmenin kötü niyetli olduğunu tek başına ispat etmek söz konusu değildir.

Sonuç olarak mal kaçırma amacı ile sözleşme yapıldığını tanıklar da dahil olmak üzere tüm deliller ile ispat etmek gerekir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşme Şekil Şartı

Türkiye Borçlar Kanunu 512. maddesinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi için miras sözleşmesi şeklinde düzenlenmesi gerektiği hükmüne varmaktadır. Hükmün getirdiği şekil şartı borçlar hukuku nitelikli ya da miras hukuku nitelikli olması açısından herhangi bir fark gözetmez.

Her iki sözleşmeli de aynı şekil şartı geçerlidir aynı zamanda bakım alacaklısının edinimi olan gayrimenkul ya da menkul sözleşmenin şekline etki eden bir konu değildir. Buna rağmen ilgili madde yapılan sözleşmenin devlet tarafından tanınan bir kurum ile yapılması durumunda adi yazılı şekilin yeterli olacağını hükme bağlamıştır. Ancak bu hüküm borçlar hukuku nitelikli bir sözleşme için geçerli sayılmaz.

Miras Hukuku niteliğinde yapılan bir sözleşmede bakım borçlusu devlet tarafından tanınmış ya da bu konuyu da yetkilendirilmiş bir kurum olsa dahi miras sözleşmesi ne ait olan şekil ve şartlara uymak ile sorumludur. Miras sözleşmesinin düzenlenme şeklini belirleyen ise Medeni Kanunun 545. maddesidir.

Sözleşmenin geçerliliği ancak resmim vasiyetname şeklinde yapılması durumunda mümkündür. Aksi halde taraflarca imza altına alınan sözleşmenin herhangi bir geçerliliği bulunmamaktadır. Miras sözleşmesi vasiyetnameden farklı olan iki taraflı imza altına alınan hukuki bir işlemdir. Dolayısıyla düzenlenmesinde nitelik gereği bazı farklılıklar bulunur.

Yapılan sözleşmede taraflar özgür iradelerini resmi memur karşısında aynı zamanda bildirmeli ve sözleşme memur ile birlikte iki tanığın önünde imzalanmalıdır.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşme İptali Yargıtay Kararı

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi konusunda görülen davalarda Yargıtay tarafından alınan kararlar dava konusu ve konunun ispatı noktasında farklılık göstermektedir. Yargıtay 1 Hukuk Dairesi 2020 yılında aldığı bir karar da muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine dair bir davada bakım gereğini yerine getirdiği ve bunun aksini ispatlanmasını belirterek karar vermektedir.

Davacı tarafın mal kaçırmak için yapılan bir sözleşme olduğu iddiası mahkeme tarafından ispat edilmemiş bir durum olarak ortaya konmakta ve bu yüzden davanın reddine karar verilmektedir. Başka bir karar da ise mahkeme tarafından kabul edilen davada alınan karar Yargıtay hukuk genel kurulu tarafından bozulmaktadır.

Davaya konu olan taşınmazların mal kaçırma amacı ile ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında olmadığına karar verilmiştir. Yargıtay kararları da gösteriyor ki yapılan sözleşmenin kötü niyetli olduğunun ispatı oldukça önemli. Aksi halde mahkeme tarafından sözleşme reddediliyor ya da ispat yetersizliğinden dolayı davalı lehine sonuçlanıyor.

Yargıtay miras bırakanın sözleşmenin imzalandığı tarihte yaşı, sağlık durumu, fiziki durumu, ailesi ile olan ilişkileri, aile içerisindeki şartlar, sahip olduğum malvarlığının miktarı, devredilen malın tüm mal varlığına oranı, devrin söz konusu olduğu malın hak sahiplerini mağdur edilmeyecek sınırda olup olmadığı gibi birçok bilgi ve olguyu göz önünde tutar.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi her iki tarafa da borç yükleyen yani ivazlı tasarruflardandır. Dolayısı ile tenkisi istenemez. Mal sahibi miras faydanın ardından kalan kısmını özgürce tasarrufta bulunabilir. Ama miras bırakan kişi diğer mirasçıların açıkça saklı payları ihlal etmek amacı ile hareket eder ve sözleşme imzalarsa bu durumda yapılan sözleşmeler tenkise tabiidir.

Hak sahipleri bu durum karşısında tenkis davası açabilir. Sözleşmelerin taraflarından olan bakan kişi hakkını başkasına devredemez, bakılan kişinin iflas etmesi halinde ya da ölümün de ödenmesi gereken için haciz işlemi gerçekleştirilir.

Bakım alacaklısı haklarını güvence altında tutabilmek için devir işlemini gerçekleştirdiği taşınmaz üzerinde yasal ipotek koyabilir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında ana amaç kişilerin kendini güvence altına almak istemeleridir. Peki ölünceye kadar bakma sözleşmesi hangi unsurlar çevresinde tasarlanır? Mirasçıların bu konuda dava hakkı var mıdır? Sözleşme şartları nelerdir? Sizin için bu konuda gerekli olan tüm detayları bir araya getirdik!

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Unsurları

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında kişilerin en temel ihtiyaçları olan bakım sorumluluğunun alınması sonrasında belirli bir mal varlığının bakımı üstlenen kişiye aktarması anlamına gelmektedir. Ölünceye kadar bakılmak koşulu ile mirasın tamamının ya da belirli bir kısmının bir kişiye bırakılması olarak da tanımlanabilir. Bu tek bir adet mirasçı bulunuyorsa sorun olmazken birden çok mirasçının bulunduğu durumlarda sorun teşkil edebilmektedir.

Ölünceye kadar bakma sorumluluğunun alınması için bakım alacak kişinin bir mal varlığını karşı tarafa sunması gerekmektedir. Bu sunum adımının sonrasında resmi bir belge üzerinden de teyit adımı tamamlanmalıdır. Hukuki terminoloji kapsamında vefata bağlı olan bir tasarruf türü şeklinde de tanımlanabilir. Hayattayken herhangi bir mal aktarımı söz konusu olmayacaktır. Bu noktada her iki tarafın da sözleşme kapsamında rızasının olması gerekir. karşı tarafın akıl sağlığının bu sözleşmeyi idrak edecek seviyede olmaması durumunda yapılan sözleşmenin geçerli olmayacağı da bildirilmelidir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Vekaleten Yapılır Mı?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi vekaleten yapılabilecek bir sözleşme değildir. Her iki tarafın da bizzat onayının alınması gerekir. Ayrıca durumun sadece miras hukuku açısından değil aynı zamanda borçlar hukuku kapsamında da ele alınması gerekmektedir. Borçlar hukuku kapsamında bu sözleşme ile beraber her iki tarafın da birbirine borçlandığı görülmektedir. Mal sahibi olan kişi bakımı karşılığında bir mal edinimini karşı tarafa sunmak ile borçludur, bakım sunacak olan kişi de mal edinimini hak edebilmek için kişi ölünceye kadar bakım sunmak ile borçludur. Bu nedenle hem miras hukuku hem de yerine getirilmediği zaman borçlar hukuku konusunda da ilgili maddelerin incelenmesi gerekir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında belirli bir sürenin bulunmaması gerekir. Örneğin bir sözleşme kapsamında 5 sene boyunca ya da 15 sene boyunca bakacağına dair taahhüt sunması durumunda ortaya koyulan bu sözleşmenin ölünceye kadar bakma sözleşmesi olarak tanımlanması mümkün olmayacaktır. Sözleşme kapsamında net bir zaman diliminin bulunmaması gerekir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Şartları

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında dikkate alınması gereken temel şartlar;

  • Bakım alacaklısı olarak tabir edilen mal sahibinin sadece bir ihtiyacının karşılanması durumunda da bu sözleşme maddeleri yerine getirilmiş olmaz. Tüm bakımın mal varlığına sahip olacak kişi tarafından üstlenilmesi gerekir.
  • Her iki tarafın da birbirine sunacağı unsurlar, bakım ya da mal varlığının değişime tabi olacağı ve nesnel kriterlere bağlanmaya çalışılsa da net bir kıstas koymanın mümkün olmadığı alt dallardandır. Tam da bu nedenle talihe bağlı olduğu da belirtilebilmektedir.
  • Ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında illa bakım alacaklısının kendi çocukları ya da torunları olmasına gerek yoktur. Bu noktada kan bağı bakımından alakasız olan kişilerin de bakım ile yükümlü olabileceği ve daha sonrasında da bu sözleşmeden doğan maddi hakların elde edilebileceği bildirilmelidir. Kimin bu sözleşmede taraf olabileceğine dair bir kısıtlama getirilmemiştir.

Bu şartlara dair bir sorun meydana gelmemesi ve her iki tarafın da haklarının koruma altına alınması için kişilerin kesinlikle avukattan yardım alması gerekmektedir. Daha öncesinde bu ihtisas alanında olumlu sonuçlara imza atmış olan avukatlar ile iş birliği kurmak olumlu sonuç verecektir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Örneği

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında detaylı inceleme yapıldığı zaman koşulların açıkça belirtildiği görülmektedir. Ayrıca sözleşme türü bakımından da ivazlı bir sözleşme olduğu fark ediliyor. İvazlı olan sözleşmelerde bir hak ve sorumluluğun alınması üstlenilmesi için bir edinimin olması gerekmektedir. Edinimin olmaması durumunda bu ivazsız sözleşme olacaktır. İvazlı sözleşmeler feragat kapsamında alt soyu bağlarken ölünceye kadar bakma gibi sözleşmelerde alt soya herhangi bir sorumluluk yüklemeyecektir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında bakım verecek olan kişinin önce vefat etmesi durumunda bakım verecek olan kişinin çocuklarının söz konusu bakım alacak olan kişiye bakma zorunluluğu yoktur. Bu sadece sözleşmeyi imzalayan kişileri bağlamaktadır.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Mirasçıların Dava Hakkı

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında dava açma hakkı da bulunmaktadır. Fakat açılan davadan olumlu bir sonuç alınması için sözleşmede belirtilen bakım kıstaslarına uyulmaması da ana unsurdur. Örneğin tüm ihtiyaçların karşılanmaması ve mal edinimini ele geçirmek için kişinin ölüme terk edilmesi zor koşullarda yaşanmaya zorlanması bu sözleşmeye karşı itiraz davası açılmasını mümkün kılmaktadır. Kişilerin bakım koşullarından ziyade mirasçıların elde edecekleri mallardan mahrum kalmaları sebebi ile bu tür hukuki yollara başvurabildikleri de belirtilmelidir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Şekil Şartı

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında şekil ve içerik bakımından dikkate alınması gereken hususlar;

  • Ölünceye kadar bakmak ve daha sonrasında bir mal edinimi yakalamak için her iki tarafın da kendi rızası ile bu sözleşmeyi imzalaması gerekmektedir. Karşılıklı bir sözleşmedir. Bir tarafın kabul etmesi diğer tarafın kabul etmemesi durumunda sözleşme geçerli olmayacaktır.
  • Sözleşme sadece belirli bir zaman dilimi için geçerli değildir. Hatta sözleşmede bir zaman ifadesinin de yer almaması gerekir. Aksi takdirde bu sözleşme ölünceye kadar bakma sözleşmesi olarak anılmayacaktır.
  • Bu sözleşmenin iptal edilmesi de mümkündür. Her iki taraf da iptal için başvurabiliri. Örneğin bakım alacaklısının özensiz bir bakım görmesine rağmen tüm mal varlığının ilerleyen aşamada bu bakım veren kişiye geçmesinin yanlış olacağı düşünülüyorsa iptal için adım atılabilir.
  • Bunun tam tersi şekilde bakım borçlusu olan kişinin büyük emek sarf etmesine rağmen bakım alan kişinin net bir mal varlığının olmaması ve sunacak bir değerinin ediniminin olmaması da sözleşmenin ortadan kaldırılması için yeterli bir alternatif olarak görülmektedir. Her iki taraf için de borçların yerine getirilmesinin imkansız bir hal alması ve sözleşmenin koşullarının işlevsiz kalması durumunda da ölünceye kadar bakma sözleşmesi ortadan kaldırılacaktır.

Bu detaylara dikkat ederek sözleşmenin her iki tarafın da hakkını koruyacak şekilde hazırlanması için alanın uzmanı bir avukattan yardım almak çok daha verimli olacaktır. Daha öncesinde miras ve borçlar hukuku alanında yetkinliğini kanıtlamış olan avukatlardan destek almak daha verimli bir hal alır.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi İptali Yargıtay Kararı

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında bakım veren kişinin bakım alacak kişiyi öldürmeye yönelik adımları tespit edilirse ayrıca edinim yakalaması mümkün olmayacaktır. Örneğin sözleşmenin son bulması ve malın kendi hanesine yazılması için kişinin daha hızlı vefat etmesine ortam hazırlayacak kasti adımların atılması bu sözleşmenin geçerli olmasını engelleyecektir. Bakım alan kişinin yakınlarının bu alanda hukuki manada yolları araması durumunda gerekli olan iptal kararı da çıkacaktır. Her iki tarafın da sözleşme şartlarına harfiyen uyması durumunda ancak bu rızai sözleşmenin geçerli olması mümkün olur.

İlginizi Çekebilir; 

https://yaseminmersin.av.tr/mirastan-feragat-sozlesmesi-ornegi/

https://yaseminmersin.av.tr/kardesler-arasinda-mirastan-feragat-sozlesmesi-ornegi/

https://yaseminmersin.av.tr/tasarrufun-iptali-davasi/

https://yaseminmersin.av.tr/mal-paylasimi-davasi/

https://yaseminmersin.av.tr/pendik-avukat/

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Av. Yasemin Mersin
Av. Yasemin Mersin
Merhaba
Size nasıl yardımcı olabiliriz?