trende

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

06.08.2021
545
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

Hem bakana hem de bakılana iki taraflı borç yükleyen sözleşmeye ölünceye kadar bakma sözleşmesi adı verilir. Bakım borçlusu ömrü boyunca bakım alacaklısına bakmayı ve gerekli özeni göstermeyi yapılan sözleşme ile yüklenir. Aynı zamanda sözleşme kapsamında kararlaştırılan tüm ihtiyaçlarını gidermekte bakanın sorumluluğundadır.

Bakım alacaklısı buna karşılık olarak bakım borçlusunun mal varlığının bir kısmını ya da tamamını devir alır ayrıca borcunu da yüklenir. Sözleşme ile ilgili tüm soruların cevaplarını yazımızda bulabilirsiniz.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Vekaleten Yapılır Mı?

Hem Türk Borçlar Kanunu hem de Türk medeni kanunu ilgili maddeleri gereği yapılan sözleşmenin vekaleten yapılması söz konusudur. Borçlar Kanunu kapsamında ele alınan ölünceye kadar bakma sözleşmesi, taraflardan birine diğerine hayatı boyunca bakma besleme ve koruma görevi verir. B

unun karşılığında ise bakım borçlusu olarak adlandırılan tarafa bakım alacaklısı olarak nitelendirilen tarafın mal varlığını temliki olarak edinme hakkı sunar. Türk Borçlar kanununun 611 ve 619. maddelerinde ayrıca Türk Medeni Kanunu 527. maddesinde temliğin, sözleşmeden doğan yetkiler kapsamasını vekil sıfatı ile yerine getirmeyi mümkün kılar.

Kanuna rağmen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından alınan kararda temsil hükümlerinin işlemeyeceği yani biri adına kanuni temsilcisi (vasisi) ya da sözleşme temsilcisinin (vekili) ölüme bağlı olarak tasarrufta bulunamayacağı ifade edilmektedir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Şartları

Sözleşme şartları miras sözleşmesinin şekil ve şartları ile aynıdır. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi miras sözleşmesi şeklinde yapılmadığı sürece geçerli değildir. Medeni Kanunu 545. maddesinde düzenlenen miras sözleşmesinde geçerli olan tüm şartlar ölünceye kadar bakma sözleşmesi içinde uygulanmaktadır.

Vesayet altında bulunan birinin ölene kadar bakılması için yapılan sözleşme Sulh Mahkemesi’nin aldığı kararın ardından Adliye Mahkemesinin izni ile gerçekleştirilir. Her iki taraf yapılan sözleşme kapsamında üçüncü birinin bakım alacaklısı olması kararına varabilir.

Böyle bir durum karşısında üçüncü kişi yararına sözleşmenin varlığı söz konusudur. Sözleşmede;

  • Bakım alacaklısı gerçek kişi olabilir.
  • Bakım borçlusu gerçek kişi olabildiği gibi aynı zamanda tüzel kişi de olabilir.
  • Eşlerden biri diğerine bakmak üzere sözleşme yapabilir.
  • Yapılan sözleşme ile bakım borçlusu bakma, besleme ve koruma hakları elde eder.
  • Sözleşme ile devredilen taşınması haklarını güvence altına almak üzere bakım alacaklısı yasal ipotek hakkına sahip olur.
  • Taşınmazın devrinden itibaren 3 ay içerisinde ipotek hakkının tescil edilmesi gerekmektedir.
  • Yasal süreç içerisinde tescilin gerçekleşmemesi halinde bakım borçlusu taşınmaz üzerinde mutlak bir tasarruf hakkına sahip hale gelir.
  • Yapılan sözleşme bakım alacaklısının bakmakla yükümlü olduğu insanlara karşı sorumluluğunu yerine getirme imkanı elinden alıyorsa, haktan mahrum kalanlar sözleşme iptali talep edebilir.
  • Mahkeme sözleşmeyi iptal etmek yerine nafaka yükümlüsü olan kişilere karşı nafaka ödenmesine karar verebilir.
  • Mirasçılar ise Mahfuz hisselerinden dolayı hak ettikleri oranda sözleşmenin iptali davası açabilir.
  • Aynı şekilde bakım alacaklısının borçlarına karşılık karşı taraf sözleşmenin iptali davası açma hakkına sahiptir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Örneği

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi, sulh hukuk hakimi, noter ya da sözleşme konusu taşınmaz olması durumunda tapu memuru tarafından düzenlenebilir. Sözleşme resmi vasiyetname şeklinde yazılır ve bir resmi memur ile iki tanığın huzurunda taraflarca imza altına alınır.

Sözleşmenin konusu her türlü taşınmaz yani menkul ya da gayrimenkul mal olabilir. Yapılan sözleşme tarihinde sözleşmeye konu olan taşınmazın bakım alacaklısının mülkiyetinde olması şartına bakılmaz. İlerleyen yıllarda elde etmesi düşünülen herhangi bir mal da sözleşmeye konu olabilir.

Şayet bahse konu mal her iki tarafa da ait değilse bu durumda malın sahibi olan kişinin imza ve onayının olması şartı aranır. Ölünceye kadar bakma sözleşmeleri anne ve baba arasında olduğu gibi aynı zamanda anne baba ve çocuk arasında da gerçekleştirilir.

Ama yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile elde edilen taşınmazların miktarı diğer miras hakkına sahip olanları zararı uğratmayacak şekilde makul miktarda olmalı. Aksi halde yapılan sözleşme muris muvazaası olarak değerlendirilir ve sonucunda iptal edilir.

Türk Borçlar Kanunu 616. maddesi tarafların edimlerini arasında herhangi bir şekilde oransızlık bulunur ya da oranın fazla olduğu taraf kendisine bağışta bulunma nedenini ispat edemezse 6 ay içerisinde diğer taraf bildirimde bulunmak şartı ile sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir.

Bu süre içerisinde ifa edilen edimler, anapara ve faizi ile birlikte değerlendirilerek gerçekleştirilen denkleştirme sonucunda alacaklı tarafa iade edilir. Mahkeme sözleşmeyi edebileceği gibi aynı zamanda aile topluluğunda taraflardan birinin yaşamasını engeller bakım alacaklısına ömrü boyunca bir gelir bağlar.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Mirasçıların Dava Hakkı

Taraflar arasında yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirastan mal kaçırma nedeni ile yapılabilir. Örneğin bakım borçlusu mirasından olan birine saklı hakkı oranında miras bırakmak istememesi durumunda bir mirasçı ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapabilir.

Mal sahibi mirasçıların saklı paylarından çok daha fazla oranı başkasına geçirebilir. Ancak yaşanan bu durumda menfaatleri zarara uğrayan mirasçılar sözleşmenin iptali konusunda talepte bulunabilir. Mahkeme yapılan sözleşmenin kötü niyetli olduğunun ispatını talep eder.

Hak kaybına uğrayan mirasçıların tespit için dikkat etmesi gereken konular şunlardır;

  • Miras bırakanın yaşı, hangi oranda bakıma muhtaç olduğu ve sağlık durumu.
  • Miras bırakanın ailesi ile şartları ve ilişkileri.
  • Yapılan sözleşme ile devredilen mal varlığının toplam mal varlığına göre oranı.

Tüm bu konulara dikkat edilerek tamamını kapsayacak şekilde ispat yeterli olmaz. Sözleşmede bakılacak kişinin hasta olmaması ya da daha çok kısa bir süre sonra ölümü halinde imza altına alınan sözleşmenin kötü niyetli olduğunu tek başına ispat etmek söz konusu değildir.

Sonuç olarak mal kaçırma amacı ile sözleşme yapıldığını tanıklar da dahil olmak üzere tüm deliller ile ispat etmek gerekir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Şekil Şartı

Türkiye Borçlar Kanunu 512. maddesinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi için miras sözleşmesi şeklinde düzenlenmesi gerektiği hükmüne varmaktadır. Hükmün getirdiği şekil şartı borçlar hukuku nitelikli ya da miras hukuku nitelikli olması açısından herhangi bir fark gözetmez.

Her iki sözleşmeli de aynı şekil şartı geçerlidir aynı zamanda bakım alacaklısının edinimi olan gayrimenkul ya da menkul sözleşmenin şekline etki eden bir konu değildir. Buna rağmen ilgili madde yapılan sözleşmenin devlet tarafından tanınan bir kurum ile yapılması durumunda adi yazılı şekilin yeterli olacağını hükme bağlamıştır. Ancak bu hüküm borçlar hukuku nitelikli bir sözleşme için geçerli sayılmaz.

Miras Hukuku niteliğinde yapılan bir sözleşmede bakım borçlusu devlet tarafından tanınmış ya da bu konuyu da yetkilendirilmiş bir kurum olsa dahi miras sözleşmesi ne ait olan şekil ve şartlara uymak ile sorumludur. Miras sözleşmesinin düzenlenme şeklini belirleyen ise Medeni Kanunun 545. maddesidir.

Sözleşmenin geçerliliği ancak resmim vasiyetname şeklinde yapılması durumunda mümkündür. Aksi halde taraflarca imza altına alınan sözleşmenin herhangi bir geçerliliği bulunmamaktadır. Miras sözleşmesi vasiyetnameden farklı olan iki taraflı imza altına alınan hukuki bir işlemdir. Dolayısıyla düzenlenmesinde nitelik gereği bazı farklılıklar bulunur.

Yapılan sözleşmede taraflar özgür iradelerini resmi memur karşısında aynı zamanda bildirmeli ve sözleşme memur ile birlikte iki tanığın önünde imzalanmalıdır.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi İptali Yargıtay Kararı

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi konusunda görülen davalarda Yargıtay tarafından alınan kararlar dava konusu ve konunun ispatı noktasında farklılık göstermektedir. Yargıtay 1 Hukuk Dairesi 2020 yılında aldığı bir karar da muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine dair bir davada bakım gereğini yerine getirdiği ve bunun aksini ispatlanmasını belirterek karar vermektedir.

Davacı tarafın mal kaçırmak için yapılan bir sözleşme olduğu iddiası mahkeme tarafından ispat edilmemiş bir durum olarak ortaya konmakta ve bu yüzden davanın reddine karar verilmektedir. Başka bir karar da ise mahkeme tarafından kabul edilen davada alınan karar Yargıtay hukuk genel kurulu tarafından bozulmaktadır.

Davaya konu olan taşınmazların mal kaçırma amacı ile ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında olmadığına karar verilmiştir. Yargıtay kararları da gösteriyor ki yapılan sözleşmenin kötü niyetli olduğunun ispatı oldukça önemli. Aksi halde mahkeme tarafından sözleşme reddediliyor ya da ispat yetersizliğinden dolayı davalı lehine sonuçlanıyor.

Yargıtay miras bırakanın sözleşmenin imzalandığı tarihte yaşı, sağlık durumu, fiziki durumu, ailesi ile olan ilişkileri, aile içerisindeki şartlar, sahip olduğum malvarlığının miktarı, devredilen malın tüm mal varlığına oranı, devrin söz konusu olduğu malın hak sahiplerini mağdur edilmeyecek sınırda olup olmadığı gibi birçok bilgi ve olguyu göz önünde tutar.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi her iki tarafa da borç yükleyen yani ivazlı tasarruflardandır. Dolayısı ile tenkisi istenemez. Mal sahibi miras faydanın ardından kalan kısmını özgürce tasarrufta bulunabilir. Ama miras bırakan kişi diğer mirasçıların açıkça saklı payları ihlal etmek amacı ile hareket eder ve sözleşme imzalarsa bu durumda yapılan sözleşmeler tenkise tabiidir.

Hak sahipleri bu durum karşısında tenkis davası açabilir. Sözleşmelerin taraflarından olan bakan kişi hakkını başkasına devredemez, bakılan kişinin iflas etmesi halinde ya da ölümün de ödenmesi gereken için haciz işlemi gerçekleştirilir.

Bakım alacaklısı haklarını güvence altında tutabilmek için devir işlemini gerçekleştirdiği taşınmaz üzerinde yasal ipotek koyabilir.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Av. Yasemin Mersin
Av. Yasemin Mersin
Merhaba
Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Avukata Danış